Bir çok arkadaşımız vardır değil mi?Kimiyle kahve bile içmemişizdir.O sokakta yaptığımız ayak üstü sohbet,kahve tadındadır.Kopamazsın birbirinden.Kimine kocaman gülümsemeyle bir merhaba dersin.Kapatamazsın 20 sn ağzını.Kocaman mutluluklar bırakır insanın içinde.Kimiyle ciddisindir.Senin ne kadar muzip bir insan olduğunu bilmiyordur.Belki oda muziptir ama göstermemişinizdir bu yönünüzü birbirinize.Kimine o kadar çok şımarırsın ki!şiven bile değişir.Karadenizliysen doğulu olmuşsundur bir anda.Aranızda yaptığınız şakalarla yemişsinizdir o gün birer kilo eti.Kimine akıl verir kiminden akıl alırsın.Kimini hiç görmemişsindir.Bizim blog camiasında olduğu gibi.Kimini çok çok seversin,kimini seversin,kimini az seversin ama hepsinin gönlünde yeri vardır.Silemezsin hiçbirini kalbinden.
Sevgiyle kalın:)
DENEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DENEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Nisan 2011 Çarşamba
31 Ekim 2010 Pazar
UTANGAÇLIK BİR MEZİYET Mİ?
Her şeyin fazlası zarar olduğu kadar utangaçlığında fazlası zarar...Ama insanda biraz utanma olmalı.Bütün değerlerimizi,meziyetlerimizi kaybettiğimiz gibi bunuda kaybettik...Evet utanma bir meziyet artık...Çok insan bundan hoşlanma sada güzeldir,özeldir utanma...Eskiden parça parça kızarırdı yüzler...Şimdi kızarsın diye tokatla yok...Üstüne de kırmızı allık sür daha bir matlaşıyor...Geri geri gidiyor insanın yüzü.Çocuklarımız açık olsun diye bu özelliği kaybettirdik...Onunda nesli tükendi.Bunuda küresel ısınmaya yüklemeyiz sanırım::))Babalar çocukları açık olsun diye aynı masada kadeh tokuşturan bir toplumda yaşıyoruz...İçecekse benim yanımda içsin diyor birde...Hiç içmemeyi aşılasan,zararından bahsetsen olmaz mı?En azından bir yaş sınırı getirsen.İstersen 10 tane üniversite bitir.Aile eğitimi bütün eğitimlerden üstündür.O bir kişiliktir.Eskiden büyüklerin yanında bacak bacak üzerine atılmazdı...Şimdi ise bacak bacak üzerine atılmışken.Attığını göstermek için neredeyse büyüklerin yüzü parçalanacak...Herkes her şeyi konuşur oldu artık.Edepte kalktı. Her şey ortada:(doğalmış...Her var olan şey konuşulmaz ki canım...16-17 yaşındaki çocuklar birbirinin anasına bacısına küfür ede ede gidiyorlar...Hiç kimse birbirine kızmıyor...Eskiden bu gibi durumlarda gırtlak gırtlağa gelinirdi.
Sanırım ben biraz geri kafalıyım...
Sevgiler:)
Sanırım ben biraz geri kafalıyım...
Sevgiler:)
24 Haziran 2010 Perşembe
SEVİMSİZ ODA!!!
Evin en büyük odasıdır misafir odası.Evde en çok bütçe ona ayrımıştır.O oda yokmu o oda servet yatar o odada...Misafire oturmak için yer kalmazsa bir kardeş takım daha getirilir.Bütün evin rızkını o yer:(Kandırmaca odasıdır o oda,diğer odalar dağınıktır belki ama o cillop gibidir.Gelen misafiri yanıltır şaşırtır.Oda farkındadır ayrıcalığının arasıra sevilmek ister.Tozlar alınır,havalandırılır yine kapatılır.Gece oturmaya korkarsın bu sevimsiz odada.Çıt etse küt diye ses çıkmış gibi gelir kulaklara::))Misafire açılınca kapısı,evin çocukları ilk defa görmüş gibi saldırırlar odaya...Eve gelen misafir çocuklarla hiç ilgilenmezler.Daha ne zaman açılacak bu kapı onlara?Açılan kapının tadını çıkarırlar.Anne baba baş edemez kerataları::))Yaramazlıklarına devam ederler, misafir gidince kulaklarının tutulup dışarıya çıkarılacaklarını bilirler çünkü.Benim hiç misafir odam olmadı.
Bu dünyada en kıymetli misafir benim çünkü...
Not-Arkadaşlar biliyorsunuzki blogumun ismini değiştirdim.Bakıyorumki bir çok blogta izlediklerim kısmında Tasarımda Bugün geçmekte...Ben istiyorumki artık GÖNÜL ÇELEN olsun.Eğer beni kendi sayfanızdaki izlediklerim kısmından silip tekrar kayıt yaparsanız GÖNÜL ÇELEN olarak geçecektir.Sakın ha tekrar kayıt yapın::))
Sevgiyle kalın:)
Bu dünyada en kıymetli misafir benim çünkü...
Not-Arkadaşlar biliyorsunuzki blogumun ismini değiştirdim.Bakıyorumki bir çok blogta izlediklerim kısmında Tasarımda Bugün geçmekte...Ben istiyorumki artık GÖNÜL ÇELEN olsun.Eğer beni kendi sayfanızdaki izlediklerim kısmından silip tekrar kayıt yaparsanız GÖNÜL ÇELEN olarak geçecektir.Sakın ha tekrar kayıt yapın::))
Sevgiyle kalın:)
22 Mayıs 2010 Cumartesi
ÇOK BİLİYORUZ ÇOK!!!
Her bayramda tv ye ünlü sanatçları çıkartırlar eski bayramları anattırırlar.Ağızlar kulaklara kadar evire çevire anlatırıyorlar.
Peki biz çocuklarımızı nasıl yetiştiriyorsunuz?
Bayramın değerlerini anlatıyormuyuz çocuklarımıza?
Çocuklar el öptüğünde onlara bayram ile ilgili küçük hatıralar veriyormuyuz?
Peki el öpmeyi biliyor mu çocuklar?
Peki tebrik kartı atmayı öğrettik mi çocuklarımıza?
Yoksa misafir gelmesin diye bayramı tatil yerine koyup apar topar kaçmayımı öğrettik onlara?
Keşkekler pişiyormu evlerde?
Ne zamandır enişte ağabey,yenge abla oldu?
Misafire hoşgeldin,nasılsınız demeyi öğrettikmi?
Çocuklarmıza hiç öğretiyormuyuz aç komşun varken kendinin tok yatmayacağını?
Paylaşmayı öğretiyormuyuz?
Komşumuza,bakkalmıza vs günaydın,iyi akşamlar demeyi?
Gülen yüzün öneminden bahsettikmi hiç?
Topluma karışmayı öğrettikmi?
Toplumda ne kadar söz sahibi oluyorlar?
Büyüklerle sohbet alışkanlığı kazandırdıkmı?
Büyüklere sayglı küçüklere sevgili olmayı öğrettikmi?
Mektuplaşmanın keyfinden hiç mi bahssetmedik?
Yaş günü kutlamalarında şirin bir kart atmayı bilmiyorlarmı?
Peki zarfn üzerine pul yapıştırmayı ?
Zarfı tükürükleriyle hiç ıslatmadılarmı?
Hiç mi pul görmediler?
Eğer eski günleri unutamadıysak bizimde çocuklarımza kalcı bir şeyler vermemiz gerekir.Yaş günlerinde,bayramlarda kart atmayı mutlaka öğretmeliyiz.Hatta kendi kartlarını kendileri yapsınlar.Daha zevkli olacaktır.Kişiye özel kartlar...Zaten kendileri yapmasalar bile kart kavramı kalktı artık.Kart bulamıyorsun eskisi gibi...Ben de kendi artımı kendim yapmayı istiyorum.Biraz kart almıştım yılbaşında,onlarda suyunu çekti.Şimdi kartlarımı kendim yapacağm inşallah...Tv de eski bayramlardan bahsettikleri zaman hemen tv yi kapatırım.Beni sıkar böyle yapmacık sohbetler.Hiç inandırcı değil...Bizi böyle yapmacık sohbetlerle oyalamayın lütfen...Benim her anım değerli.
Görsel kaynak
Güzel bir pazar günü sizlerle olsun.
Kucak dolusu sevgiler:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


