Dut en sevdiğim meyvelerin arasındadır.Pazarda küçücük kase içinde satarlar.Nefsimi körertmek amacıyla alırım ama hiç tadı olmaz.Biz geldik geleli iki kere dut döküldü.Pekmez yapılmak üzere.Döküldüğü gün oruçluyduk.Dökülen duttan ayırdık.Yemek için.Gerisi pekmez yapıldı.Akşama kadar tadı kaçmıştı.Diyeceğim o ki şehirlerde kaç gün önceden toplanıyor.Pazarda satmak için dağıtılıyor.Tadımı kalır.Ağaçtan yemek ayrı bir zevktir.Bal gibi:)

Kocaman sergen açılır.Sergen açmak için mutlaka 4 kişi gereklidir.Ağaca çıkan kişi ağaç dallarına ayağıyla vurur.Hangi dala vuracaksa sergen o dalın altına geçirilir.Dökülen duttan yemek için ayrılır.Gerisi seçilir,yıkanır.Bu gördüğünüz kazanda kaynatılır.Bu seçilmemiş hali.İçine şeker ilave edilmez.Kendi doğal tadıyla.Dut çok şekerli bir meyvedir ve onun şekeri ona yeterlidir.Pekmezin en makbul yeri,üzerinde biriken köpüklü yeridir.Buna ağda denir.Pekmez olduktan sonra bir ahşap kaşık yardımıyla üzerindeki ağda toplanır.Bir kaseye koyulur ve afiyetle yenir.Ağda makbul olduğu için evdiğimiz kişilerle paylaşılır.
Dut yemiş bülbüle dönmek-Bülbül her dut yediğinde ishal oluyormuş.İshal olan bülbülün ağzını bıçak bile açmazmış.Sesi çok güzel olan bülbül,garibanım öyle sus pus pineklermiş.Bu insanlar için geçerli değil tabiki:)))
facebook sayfamı beğenirseniz,beni mutlu edersiniz.
burada
ORDUdan Sevgiler:)