Pages

18 Ekim 2010 Pazartesi

KUMBARANIZ VAR MI?

Artık öyle bir dönem ki elime bir tomar para geçecek,bende onu kenara atacağım diye bir şey yok.Büyük birikimlerim değil küçük birikimlerin zamanı.Zamanın en mantıklı ihtiyaçlarından biri kumbara.
Her evde olması gereken bir şey...Önümüz aydınlık görünmüyor.En azından ben biraz ümidimi kesmiş durumdayım.Şimdiden çocuğu olan aileler küçük birikimleri çocuklarına aşılasınlar.Bizim için küçük olan onlara büyük.Gerçi benim içinde büyük:)
Web de gezerken bir kaç ilginç kumbara çarptı gözüme...Bu kumbara tembel kumbarası.Her attığınız bozuk parayı kendi sayıyor.Burada
Cam ürünlerini çok severim:)Burada
Çiğnemeden para yutabilen kumbara.Ağzında biraz geveliyor hop yutuveriyor::))Bir çok rengi var.İki kalem pille çalışıyor.FaceBank a ait bir kumbara.Türkiye de satışları yapılıyor.

Buda ............ dan bir kumbara.Parayı atıyorsunuz fıs diye bir ses çıkarıyor.Nasıl bir koku yayıyor onunla ilgili bir bilgim yok:::))).Daha neler yapacaklar demeden geçemiyorum.Üç kalem pil ile çalışıyor.Burada
İlk tanıştığım kumbara.Benim için yeri ayrı.Hatta iş bankasına sordum çocuklara veriyorlarmış...Benim ne kadar çocuk olduğumu bilemediler tabiki::))
Bu şirin pisicikte benim şuan ki kullandığım kumbara!Geçen sene amca kızı yaş günümde hediye etmişti.Pek iyi anlaşıyoruz. Yaptığım tasmada konu mankeni bile olmuştu...


Hepinize sağlıklı,mutlu,bol kazançlı bir hafta diliyorum.


Sevgiyle kalın:)

17 Ekim 2010 Pazar

ORDU'DA PİDE AKTAŞLAR DA YENİR

Sakın bana gülmeyin.Her gittiğimde pidenin bir küçüğünü istememe rağmen aynı büyüklükte bir pide geliyor önüme.Yiyebildim mi?Tabiki yiyemedim...Ama kıyamadım paket yaptırdım.Ben bu büyüklükte bir pide yesem kapılardan geçmem.Ordu'ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın Aktaşlara...Şimdi  3. şubelerini açacaklar inşallah.Kebap,dürüm,çorba her türlü hizmetleri var ama ben böyle bir pideyi hiçbir yerde yemediğim için tercihimi pideden yana kullanıyorum.Pide servisleri gördüğünüz üzere özel...Temiz,müşteriye hizmetleri süper daha ne olsun.
Ordu belediyesinin orada...

Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

16 Ekim 2010 Cumartesi

NİŞASTALI KURABİYE

Burası karadeniz...Yaz mevsimlerinde bile yağan hava .Bugünlerde ise durmaz oldu.Buğulu,çamurlu,soğuk bir hava şartlarına sahibiz.Ben ise bir şeylerin özlemi içinde debeleniyorum.Neyi özledim bende bilmiyorum.Evimi mi özledim?yok yok diyorum kendi kendime Darıcadaki evde 1 ay ya kaldım ya kalmadım neyini özleyeceğim.Belkide malzemelerimi özledim.Yok yok canım hiç bir şey yapmak istemiyor...Kitap bile okumak istemiyorum ,yarıya kadar geldiğim kitabı bir kenara attım.Bakalım ne zaman tamamlayacağım.Bloga bile yazmak istemiyorum ama kendimi zorluyorum.Neyse bugün mutfağa girdim...Sıkıntıdan iki çeşit kurabiye yaptım.Ben bir kurabiye canavarı olarak söylüyorum.Bu kurabiye çok güzel...Ağızda dağılanından:)
Hemen tekinin tarifini veriyorum.


MALZEME
1 paket margarin.
2 su bardağı pudra şekeri
2 yumurta
2 su bardağı nişasta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un.


İÇ MALZEME
1 su bardağı ceviz(Un haline getirmeyin)
İstediğiniz kadar tarçın.
1 yemek kaşığı su koyarak nemlendiriniz.


YAPILIŞI
Malzemenin hepsini birer birer bir kaseye koyarak yoğurunuz.Sonra ceviz büyüklüğünde hamurdan parçalar kopararak içine malzemeyi koyup yuvarlayınız.Elinizde şekil vererek yağlanmamış tepsiye diziniz.Kurabiyelerinizi pişirdiğiniz ayarda pişiriniz.Bazen fırına göre değişiyor.Fırından çıkardıktan sonra ılık haldeyken pudra şekerine bulayınız.


Not-Pudra şekerinin bir bardağını hamurun içine diğer bir bardağını da dışına bulamak için kullanıyoruz.


Sevgiyle kalın:)


Görsel-GÖNÜL ÇELEN

15 Ekim 2010 Cuma

BU TİLKİNİN HİÇ Mİ KUYRUĞU YOKTU?

Kadın eşinin her şeyi abartmasından sıkılmıştır.
Bir gün bak bey sen her şeyi çok abartılı anlatıyorsun.
Bundan böyle abartığın zaman ben öksürerek seni uyarayım der.
Tamam olur der bey!
Bir gün eve misafir gelir.Hep beraber masada yemek yerlerken anlatmaya başlar.
Geçen gün dağdan bir tilki inmiş.Tam kapıda karşılaştım onunla.Kuyruğu tam iki metreydi.Ben ona bakıyorum o bana derken.
Eşi öhö diyerek işaret vermiş.
Yok canım o kadarda değindi bir metre vardı demiş bey.
Eşi yine öhö diyerek işaret vermiş.
Bey;Yok yok demiş yarım metreydi.
Eşi yine öhö öhü diyormuş ama asıl bu sefer gıcık tutmuştur kadını.
Bey hanımına dönerek hanım bu tilkinin hiç mi kuyruğu yoktu demiş.

Sağlıklı,mutlu bir haftasonu tatili sizlerle olsun.
Sevgiler:)

12 Ekim 2010 Salı

PAKİZE DALDAN DALA:::))


Şaşırma Pakize benim göbeğim karalahananın sapıyla kesildi:::)))
Pakize fındık ağacında:)
Pakizenin altıdakiler kurumuş yapraklar.Ne güzel renklere bürünmüşler değil mi?
Süsü dikkatinizi çekti mi?El ve ayak tırnakları boyalı.
Yaptığım tasarımın yanında birazda görsel şölen olsun istedim...
Doğa Pakize'yi arka planda bıraktı ...
Kibarım benim::))
Şu anda Pakize'yi Pasaja gönderemiyorum.Ordu'da olduğum için Pasaj kapalı.Dönüşte inşallah.
Gördüğünüz gibi mutlu ve mesuduz.
Resimleri büyük görmek için resimlerin üzerine tıklayınız...
Sevgiler:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

10 Ekim 2010 Pazar

GÜNÜN SÖZÜ:)


"Elbette eski dost gibisi yoktur ama belki eski bir dosta dönüşecek, yeni birine rastlayabilirsiniz"

Orne Jewett

Sağlıklı,mutlu bir pazar günü sizlerle olsun.
Sevgiler:)



Görsel-GÖNÜL ÇELEN