Pages

PAYLAŞIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PAYLAŞIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2011 Pazartesi

''edge walk''heyecanı!!!

                   
 Videoyu  denedim ama oldu ki!bende açılmadı.Mutlaka izleyin.BURADA
Ayna programını her zaman izleyemesem de çok seviyorum.Samanyolu Tv de.Edge walk ı ilk defa bu programda duydum.Edge walk yapılan yer Kanada da.Dünyanın en yüksek kulelerinden biri.İlginç bir kule.Kulenin en yüksek bölmesine cam zeminler yapılmış.Oradan şehri seyredebiliyorsun.İnsanlar cam zemine basma aşamasında tedirgin oluyorlarmış.Orada fotoğraf çektiriyorlarmiş.Dünyanın her yerinden ziyaretçisi varmış.Edge walk yapılan yer 356 metre yükseklikte yapılıyor.Çelik halatlarla bağlanıp,özel yapılmış platformda,dış mekanda yürüyüş yapıyorlar.1973 yılında yapım aşamasına başlayan kule,3 yıl içinde bitmiş.İmrenmedim değil.İmrendiğim yer fikirleri.Amacım Edge walk yapmak değil.O kadar çılgın değilim:)))Dolayısıyla bu fikirle ülkeye  para akışı sağlanıyor.Bize gelince.Küçümsemek istemiyorum ama birbirinin dibine alışveriş merkezleri yapıyorlar.Ne olacak bu kadar alışveriş merkezi bilmiyorum.Bizdede çıksa  ilginç projeler...

Sevgiler:)          

4 Mayıs 2011 Çarşamba

KATE MIDDLETON&PRENS WILLIAM'IN DÜĞÜNÜ!!!

İngiltere kraliyet ailesinin uzun zamandır hazırlığını yaptığı düğün olduda bitti bile...Kate Mıddleton&Prens Wıllıam ın düğünleri kilisede kıyıldı...Hepimiz hayranlıkla seyrettik değil mi?Bizde düşünsen ize camide nikah kıyıldığını,kıyamet kopar...
İzlediğim kadarlıyla günlerdir gelinin sadeliği konuşuluyor...Bu sadelik benimde hoşuma gitti.Hiç bir şey abartılı değil.Hayatları o kadar abartılı ki!Giyimleri sade olsun deği mi?Konuklar yeterince abartılıydı zaten.Şıktan daha çok rüküş var düğünde:( Kate,herkesin evde bile yapacağı uzantılı bir bir saç modeli tercih etmiş.Gelinliği sade ve şık.Tırnaklarına ise yalnızca parlatıcı kullanmış.Gelinliğinin arkası uzantılı,nedimeliğini ise kız kardeşi yapmış.Makyajı yok denecek kadar az...Prens Wıllıam giyinmesi gerektiği gibi giyinmiş.Tercih hakkı yok sanırım.Beyaz gelinliğin yanında üniforma hoş bir görüntü oluşturmuş.Bu arada Prens Wıllıam ın gelecekte kral olması bekleniyor...

Birde boydan görelim:)Gelin zaten çok güzel.Duru bir güzelliği var.Hep ne kadar ne kadar güzel deriz ama nedense kendimize gelince boya küpüne girer çıkarız.
Arkadaşım,çok mu aradınız bu kıyafetleri:( Her an birilerine toslayacaklarmış gibi görünüyorlar...Aslında bunlar sinderellanın üvey kardeşlerine benziyorlar:)))Kötü kalpli anaları nerede acaba:)))O kadar rüküş var ki!anlatamam, bu yalnızca düğünden tek görüntü...
Victoria ve David Backham çifti ise bana göre düğünün en şıklarındandı.Özellikle David Backham ın kravatının duruşuna bayıldım.Victoria ise kolleksiyonundan bir parça seçerek katılmış davete.

2.Elizabeth,damadın babaannesi.Oda gayet sade.Kendine uygun bir kıyafet seçmiş.

Bu arada halk ne yapıyordu?Onlarda kendi çapında eğleniyorlardı.Kendi bayraklarını üzerine giyenler bile oldu.
Bu arada Leydi Diyana da unutulmadı.
Leydi Diana nın düğününden bir görüntü...
Hiç bir düğün bu kadar görkemli olmamıştı...

Sevgiyle kalın:)


25 Nisan 2011 Pazartesi

I&D

39.90 TL
9.90 TL (indirimli fiyat)
23.90 TL (Takım-indirimli fiyat)
24.90 TL (Takım-indirimli fiyat)

19.90 TL
19.90 TL
14.90 TL
14.90 TL
7.90 TL
Çok ciciler değil mi?İstanbuldayken I&D markasını tanımıyordum.Anadolu yakasına geçtiğimden beri bütün alışveriş merkezlerinde bu markayı görüyorum.Web de daha çok çeşit var.İsterseniz birde siz göz atın derim...BURADA
Sevgiler:)

8 Ocak 2011 Cumartesi

ÇOCUKLARDAN TANRIYA MEKTUPLAR...


Alıntı
Kaynak
Avrupa ve Amerika’da 2-9 yaş çocuklara Tanrı’ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrı’ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.

1) Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur.
Seni seven Eric --5 yaşında-
Not: Noel Baba’nın olmadığını biliyorum.

2) Canım canım Tanrı,
Astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. N’olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme.
Dostun Norman --4.5 yaşında-

3) Sevgili Tanrım,
insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun? Jane --6 yaşında-

4) Sevgili Tanrı,
Lütfen bana bir midilli gönder. Senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. Bunu da herhalde unutmazsın.
Bruce --4 yaşında-

5) Sevgili Tanrı,
Babam çok aksi. Onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. Ama lütfen canını yakma. Sevgilerle.
Martin --5 yaşında-

6) Sevgili Tanrı,
Bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. N’olur söyle ona bi’ daha öyle yapmasın.
Ellen --3 yaşynda-

7) Sevgili Tanrı,
Sahiden var mısın? Bazıları buna inanmıyor: Eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.
Harriet Ann --6 yaşında-

8) Sevgili Tanrı,
Eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?
Mark --8 yaşında-

9) Tanrı’cım,
Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. Bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.
Nan --5 yaşında-

10) Sevgili Tanrım,
Ne diye bu kadar çok insan yarattın. Başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın?
J.B. --7 yaşında-

11) Tanrım,
Insanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? Yanlış yapabilirsin.
Audrey --8 yaşında-

12) Sevgili Tanrı,
Sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.
Jodie --6.5 yaşında-

13) Sevgili Tanrı,
Bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar.
Teddy --9 yaşında-

14) Sevgili Tanrı,
Bende senin dışında bütün liderlerin resmi var. Norman --6 yaşında-

15) Tanrım,
Şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor.
Billy Jean --9 yaşında-

16) Sevgili Tanrım,
Oğlanlar kızlardan daha mi üstün? Biliyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış.
Sylvia --5 yaşında-

17) Sevgili Tanrı,
Kitabını okudum ve beğendim. Bütün o fikirler nereden geldi aklına?
John --8 yaşında-

18) Sevgili Tanrı,
Zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?
Norman --4 yaşında-

19) Tanrım,
İncil’de neden hiç karının adi geçmiyor? Yoksa İncil’i yazarken daha evlenmemiş miydiniz?
Larry --6 yaşında-

20) Sevgili Tanrım,
Tamam incil’de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım?
Sevgiler, Teresa --5 yaşında-

21) Sevgili Tanrı,
Tanry oldugunu nasıl bilebildin?
Charlene --3 yaşında-

22) Sevgili Tanrı,
Senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. Tamam mı?
Tommy --4 yaşında-

23) Sevgili Tanrım,
Eger Tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma.
Michelle --6 yaşında-

Not-Blogumda görsel görünüyor mu?

Sevgiler:)

10 Aralık 2010 Cuma

EY İNSAN!!!

Burası Darıca,gece yarısından beri bir kış kıyamet.Hadi hayırlısı diyelim.Oysa dün ne güzeldi hava,günlük güneşlikti.Ne yapalım Allah'tan gelenin her zaman başımızın üzerinde yeri var.Ben biraz bugün size dünden bahsetmek istiyorum.Dün biz üç kız kardeş GYTE deydik.Burası neresi?Burası Gebze'de bir üniversite.Bizim burada olma sebebimiz ise,Cemalnur Sarkut hocanın konferansı vardı.Ağzımızın içine kadar gelmiş kaçırılır mı?Buda 2010 a ait son konferansıymış.Salon dolmadan herkesten önce geldi.Kendi nede insana da saygısı ne kadar büyük dedim kendi kendime.
Cemalnur Sarkut kimdir?
3 Kasım 1952 İstanbul doğumludur.
Hayatını hep eğitim alarak geçirmiştir.
Devlet mimarlık mühendislik Akademisi Kimya Fakültesini bitirmiştir.
Mesnevi ve Kuran üzerinde uzun yıllar çalışmaları olmuştur.
Afrika kökenlidir.
Genç yaştaki evladını kaybederek evlat acısı çekmiştir.
Türk kadınları kültür deneği İstanbul başkanıdır.
Benim için o bir hiçtir deyin.Diyen biridir.
Bu kadarla bitmiyor tabiki;ama ben sizi fazla uzun yazarak sıkmak istemiyorum.
İlk önce bu tür etkinliklerinden dolayı GYTE ye minnettarım.Bizi ismini hatırlamadığım bir DOÇ.karşıladı kapıda.Hoş geldiniz dedi.Kısa bir sohbetten sonra yerimizi aldık salonda.İlk önce öğrenci arkadaşlarımızdan biri ufak bir konuşma yaptı.Daha sonrasında Doç. bayan Cemalnur Sarkut kimdir anlattı.Peşindende Sevgili hocamızı kürsüye davet etti.Cemalnur Sarkut hocamız,ben kimim ki;ben neyim ki!ben bir hiçim diyerek başladı konuşmasına.Peşinden Tasavvufa değindi.
Muharrem ayında olduğumuzdan,bu ayın öneminden Peygamberlerin bu ayda önemli hadiseler yaşadığından.Örnek;Nuh'un tufanının bu ayda olduğundan.
İslam,farklılıklara hürmet demektir.
Edep,her yerde Allah'ı seyretmek,görmek demektir.
Mesnevi;Kuran'ın açıklaması.
Aşk;İki kişinin yanyana gelip,bir noktaya bakmasıdır.
Müslümanlık;Teslimiyet demek.
Mevlana hz'den bahsetti.
Şems;Güneştir.
Mevlana;Ölümü daima kabul eder.
Nefis;kadını temsil eder.Akıl;erkeği.
Hak benden memnun mu? düşüncesi tasavvuf gözlüğünü takmaktır.
İbadetlerin en yücesi namazdır.
Sabah namazı;Sırrımızın namazı,
Öğlen namazı;Tam ruhun namazı.
İlkindi namazı;Gönül namazı.
Akşam namazı;Nefis namazı
Yatsı namazı;Bütün huylarımızı secde eder.
Bir insanı vs seveceğiz.Kalbimizde yer etmeyeceğiz.Yani taparcasına sevmeyeceğiz.
Daha bir çok şey var anlattığı dediğim gibi sıkıcı olmayayım.Güler yüzlü,alçak gönüllü.Anlattıkça anlatıyor.Hiç bıkıp usanmadan.Ben giderken fotoğraf makinamı unutmuşum.Ceple çektim ama pek net çıkmamış.O nedenle yayınlamadım.En son plaket verildi.Bizde Boy-24 en 15,5 cm olan kitabını tam 15 liraya aldık.Sayfa,561 sayfa...Hizmet uğruna bedava.Kitap üsteki kitap.Birde imzallatık sağ olsun kırmadı bizi.Şimdi büyük ablam başladı okumaya sırayla okuyacağız inşallah.
Arabaya bindik geri geliyoruz.Şöyle dedi böyle dedi derken.Abam orada bir şey unuttu.Harf alayım dedi.Güle oynaya neşe içinde eve geldik.Kulaklarda pas kalmadı.


Sevgiyle kalın:)

Görsel-GÖNÜL ÇELEN

8 Aralık 2010 Çarşamba

BODY WORLDS

Basın toplantısında konuşan BODY WORLDS sergisinin yaratıcısı, anatomist Dr. Gunther von Hagens, bu sergiyle kim olduğumuzun, nasıl düşündüğümüzün, ne hissettiğimizin, nasıl doğduğumuzun, yaşlandığımız ve öldüğümüzün öyküsünü anlattığını söyledi. von Hagens, "Bugün 65 yaşındayım ve son 35 yılımı anatomist olarak geçirdim. Bu süreçte insan vücudunun anatomik açıdan mükemmelliğine tanık oldum. Plastinasyon sayesinde insan anatomisini medikal dünyanın dışında, sizlerle de paylaşabiliyor olmaktan mutluluk duyuyorum " dedi.
Dünyaca ünlü si- açılışı 11 Haziran 2010 tarihinde İstanbul 'te düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.
Buradan alıntı...
Videosunu mutlaka izleyin...Burada İnsanı düşünmeye zorluyor....
Sergi 17 Aralıka kadar Karaköy Antrepo 3 de


Sevgiyle kalın:)

6 Kasım 2010 Cumartesi

İNŞALLAH-MAŞALLAH

İNŞALLAH-Allahü teala'ya havale etmektir.
MAŞALLAH-Allah diledi oldu, anlamına geliyor.
Bu önemli iki eki olumsuzluk eki olarakta kullanıyoruz.
1)İşimiz artık İnşallah a maşallaha kaldıysa...(Bu cümleyi söyleyerek istemeden kırıcı oluruz)
2)İnşallah bakalım...(Allahü tealaya havale ettiysen çelişkili olmamak lazım.İnanarak havale etmek beklemek lazım.Allah her şeyi bilendir.
Bunlar benim şahsi düşüncem.Ahkam kesmiş olmayayım.
Sizinde aklınız gelen varsa hemen ekleyeyim arkadaşlar.


Sevgiyle kalın:)

21 Ekim 2010 Perşembe

VEDA!!!

Ordu'da kaldığım zaman içinde okuduğum kitaplardan biride Veda...Çok çok  severek okudum.Konu esir şehirde bir konakta geçiyor.Osmanlı döneminde İstanbul'un Fransız ve İngilizler tarafından işgalini ve sıkıntılarını anlatan bir roman.

Sevgiyle kalın:)

19 Ekim 2010 Salı

GÜZEL HEYBELER BURADA!!!

Bu motifi oldum olası çok sevmişimdir.Hep battaniye yapmak istemişimdir sıcacık.Sevgili arkadaşım mandalina çıkmazı heybe yapmış.İlk önce bir çok kişiye hediye vermiş.Daha sonrasında bakmış ki çok seviliyor,beğeniliyor satmaya karar vermiş.Bende blogumda desteklemek amacıyla yayınlıyorum.Çok güzel ayrıca içide astarlı.Görsellerde çok hoşuma gitti.Almak isteyen arkadaşlar olursa alttaki mail adresine başvurabilirler...



Sevgiyle kalın:)

18 Ekim 2010 Pazartesi

KUMBARANIZ VAR MI?

Artık öyle bir dönem ki elime bir tomar para geçecek,bende onu kenara atacağım diye bir şey yok.Büyük birikimlerim değil küçük birikimlerin zamanı.Zamanın en mantıklı ihtiyaçlarından biri kumbara.
Her evde olması gereken bir şey...Önümüz aydınlık görünmüyor.En azından ben biraz ümidimi kesmiş durumdayım.Şimdiden çocuğu olan aileler küçük birikimleri çocuklarına aşılasınlar.Bizim için küçük olan onlara büyük.Gerçi benim içinde büyük:)
Web de gezerken bir kaç ilginç kumbara çarptı gözüme...Bu kumbara tembel kumbarası.Her attığınız bozuk parayı kendi sayıyor.Burada
Cam ürünlerini çok severim:)Burada
Çiğnemeden para yutabilen kumbara.Ağzında biraz geveliyor hop yutuveriyor::))Bir çok rengi var.İki kalem pille çalışıyor.FaceBank a ait bir kumbara.Türkiye de satışları yapılıyor.

Buda ............ dan bir kumbara.Parayı atıyorsunuz fıs diye bir ses çıkarıyor.Nasıl bir koku yayıyor onunla ilgili bir bilgim yok:::))).Daha neler yapacaklar demeden geçemiyorum.Üç kalem pil ile çalışıyor.Burada
İlk tanıştığım kumbara.Benim için yeri ayrı.Hatta iş bankasına sordum çocuklara veriyorlarmış...Benim ne kadar çocuk olduğumu bilemediler tabiki::))
Bu şirin pisicikte benim şuan ki kullandığım kumbara!Geçen sene amca kızı yaş günümde hediye etmişti.Pek iyi anlaşıyoruz. Yaptığım tasmada konu mankeni bile olmuştu...


Hepinize sağlıklı,mutlu,bol kazançlı bir hafta diliyorum.


Sevgiyle kalın:)

24 Eylül 2010 Cuma

AŞK

Her zaman tavsiye edilen kitapları not almışımdır.Ama tavsiye eden arkadaşı not almamışım.Keşke alsaydım diye düşündüm.Bu romanı Mudanya'ya gittiğimde teyzemin evinde buldum.Daha okumadım dedi ,ama önceliği bana verdi sağ olsun.Notlarımın içindede görünce pek bir keyifli okudum.Kısaca hikaye şöyle geçiyor.Ella kendini kocasına ve çocuklarına adamış ayrıca kocası tarafından aldatılan bir kadın.Maddi durumları oldukça iyi idi.Artık çocuklar büyümüş Ella kendine iş aramaya başlamıştı.Tam ümidini kesmişken kocası David bir yayın evinde ona edebiyat editörü olarak iş buldu.Ella'ya bir roman verildi.Bu romanı okunup üzerinde rapor hazırlayacaktı.Romanın içinde roman diyebiliriz.Ella'nın okuduğu roman ise Hz.Mevlana'nın çok değerli hocası Şemsi Tebrizi'yi ve onun 40 kuralını anlatıyor.Şemsi Tebrizi aşkın her türüne kutsal bakıyor.Romanın adı ise Aşk şeriyatı.Bu roman Ella'da büyük değişimlere neden oluyor.3 kız kardeşte bitirdik bu romanı ve hepimizde çok beğendik.Sizlerde ısrarla tavsiye ediyorum.Ordu'da okuduğum kitaplardan biri bu diğerlerini ileriki günlerde paylaşırım inşallah.

Sevgi ve sağlıkla kalın.
Hayırlı cumalar:)

15 Ağustos 2010 Pazar

İSVEÇ ŞURUBU

Bizim evde İsveç şurubu ilk yardım olarak kullanılır.Açık yaralarda,iltihaplı yaralarda,kesiklerde, kan durdurmak için,baş ağrılarında,sivilcelerde,boğaz enfeksiyonlarında,ağız yaralarında vs.Benim kullandığım alanlar bunlar oldu.Ama o kadar çok faydası var ki akıllara zarar.İçerek hiç kullanmadım.İçilerekte bir çok hastalığa faydası var.Şanslı 1 yaşındaydı.Gözünün üzerinde mantar oluştu.Veterinere götürdüm ona batikon ve bir merhem verdi.Tam geçiriyorum tırnağı  bir kaşıyor hem kanatıyor hemde kaşının üzerinde tüyler dökülüyor.Bu durum onu tam 2 ay aciz etti.Bu arada kontürollerede gidiyor.Aklıma geldi 2 gün peş peşe sabah akşam İsveç şurubu sürdüm,tamamıyla geçti ve dökülen tüyleride yeniden çıktı.Özellikle kedilerde mantar olayı çok kişiyi üzüyor.İsveç şurubunun da hastalığa göre kullanım miktarı var.Kendi kendinize içmeyiniz.Nelere faydalı olduğunu yazan bir site buldum burada daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sevgiyle ve sağlıkla kalın:)

5 Ağustos 2010 Perşembe

İKİ GÖZÜM


CASİO EXILIM EX-Z75-Bloguma eklediğim görselleri ve vidoları hep bu makin ayla çekiyorum.Profesyonel bir maki na değil tabiki...Benim gibi profesyonel olmayan biri için yeterli bir maki na.Memnun muyum?memnunum.Tek memnunolmadığım yer arasıra bataryası boşalıyor.Mudanya'ya ilk geldiğim günler yine bataryası boşaldı.Yeni bir batarya almak gerekiyor.Bataryanın boşaldığında da değilim ya servisinden yada internetten alacaksın.Zaman kaybı.Bakkalda satılmıyor ki hemen gidip alasın.Bu arada her bir batarya 40 tl.Casio yetkilileri batarya şarja takıldığında kırmızı ışık yanıp sönerse yenisi ile değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar.Aynen benimkide öyle oldu.Bataryası bitenler ne yapıyormuş diye bir internete bakayım dedim.Baktım ve işime yarar bir şey buldum.Açtığım sayfada bir paylaşımcınında başına gelmiş aynı şey...Bataryaya bakmış,üzerinde 3.7V yazıyor.Bu yazının tanıdık geldiğini düşünmüş.Cep telefonunun bataryasına bakmış.Ondada 3.7V yazıyor.Bir tel yardımıyla artı artıyı,eksi eksiyi birleştirerek telefon bataryasından akım sağlamış.Bu 5-6 saniyelik bir şey.Aynısını bende denedim.Teli nereden bulacağım,hemen çamaşır ipinden tel çıkardım.5-6 cm lik bir şey...Oldu mu?Oldu...Bir aydır kullanıyorum.Bir ayın içinde 1 kere daha batarya boşaldı.Yine aynısını yaptım.Artık maki namın çantasının içinde 2 tel parçası var.Ne zamana kadar giderse kullanacağım.Bunu sizlerle paylaşmak istedim.Eğer sizin makin anızda CASİO EXILIM EX-Z75 ise, fotoğraf makin anızın çantasına iki tel parçası bırakmayı unutmayın derim.Dahi ise burada

Sevgiyle kalın:)

20 Nisan 2010 Salı

BLOG ALBÜMÜ:)



Merhaba arkadaşlar...
Sizlere bu projeden hep bahsetmek istedim ama kısmet bu güneymiş.Sevgili Kırık kalem'in bir projesi bu.Amaç bir çok kategorideki yazarı bir çatı altına toplamak.Daha sonrasında bir albüm oluşturulması hedefleniyor.Blog albümünde katılım hedefi 100 yazar.İnşallah Blog Albümü hedefine ulaşır.Bu projede ben de varım.Şu anda her şey çok güzel gidiyor.Tanımadığım yazarlar var,hepsiyle tek tek tanışmak istiyorum!tanışıyorumda.Blog Albümünde olmaktan büyük keyif aldım.Siz de bir bakayım derseniz.Buyrun
Ayrıca bloguma gelip bana başsağlığı dileyen arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.Hepinize sağlıklı,mutlu uzun ömür diliyorum.
Sevgiyle kalın.

16 Şubat 2010 Salı

RİZE YÖRESİNE AİT ÇORAPLAR!!!

Bu çoraplar benim yeğenlerimin bebeklik çorapları!Nuray'cım Rize li olduğu için, bol miktarda o yöreden çocuklara çorap getirmişti...Bu çorapları hep akrabaları örmüş.Yalnız en altaki yeşil çorap bana ait onuda bana hediye getirmişti.Bunlar giyimiş çoraplar ama desenlerini çok sevdiğim için sizinle paylaşmak istedim.Ne becerikli insanlar var değil mi?bu da ayrı bir beceri...
Sevgiler...