Pages

BİRAZ BENDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİRAZ BENDEN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2012 Pazar

29 GÜNÜN ARDINDAN...

Merhaba arkadaşlar,
Şanslımı uğurlayalı 29 gün oldu.Bu zaman zarfında benim için endişelen arkadaşlarım oldu.Blogdan,mailden,facebook dan bana ulaşmaya çalıştınız.Sizi meraklandırdığım için özür dilerim.Şanslı yı kaybettikten sonra,sevdiğim her şey bana uzak düştü bana.Beni takip eden arkadaşlarım bilirler,el becerilerini ne kadar çok sevdiğimi.Odaya kapanır,beni kimse çağırmasa odadan çıkmaz bunlarla uğraşırdım.Çok zevk alıyordum.Gel gelelim Şanslıdan sonra yapılmış,yapılacak hepsini toplayıp çöpe atasım geldi.Buna ablam engel oldu.Şu anda ruhumu daraltıyorlar.Oyalanmak adına ETSY ye bir kaç ürün koydum ama tadı tuzu yok.Bir sürü yarım işim var bekliyor.Bilmiyorum zamanla tekrar sever miyim.Sevmek istiyorum.Şanslı ile ilgili ne çok anım vardı anlatılacak.Sizlere anlatamadan Şanslı ile aramızda kayboldu hepsi.Kaydedeğer bir topu birde zeytin çekirdeği kaldı elimde.Sizleri de,kendi mide anlatarak çok fazla üzmek istemiyorum.Ben iyi olmaya çalışıyorum.İyi olmak istiyorum.Blogumu çok fazla güncelleyemesem de bu kadar fazla ara vermek istemiyorum.Hepinizi çok seviyorum.İyi ki varsınız...
Sevgiler...

28 Ocak 2012 Cumartesi

İSİMLERİMLE YAŞAYAYIM:))

Biz beş kardeşiz.Ben dört numarayım.4 kardeş aynı jenerasyonun çocuklarıyız.Kardeşimle aramda 10 yaş var.En büyüğümle aramda ise altı yaş var.Sonuçta dört kardeşi annem kısa aralıklarda dünyaya getirmiş.Dört kardeşin yaşları birbirine yakın.Herkesin bir adı var değil mi?Hatta adının yanında bir göbek adı var kiminin.İsim çok önemli.İsmimi seviyorum.Ayrıca bu nedenle onlara duacıyım.Beş kardeşin isimide güzel.Ben çevrede görüyorum.Çok acayip isimler koymuşlar.Bir kaç örnek vereyim.Şeyime,yosma vs.Aileme dua etmekte haklıyım değil mi?Bunun  yanı sıra birde göbek adları var.Bakıyorum çevremde benim göbek adım şu dediklerinde,bende anneme takılmak adına.Anne,benim göbek adım var mı?diye sordum.Annemde olmaz mı?kızım Ayşe deyiverdi.Üzerinden baya bir zaman geçti.Göbek adlarına geldi yine konu.Anne,benim göbek adım var mı?dedim.Olmaz olur mu?kızım dedi.Bu seferde Semra deyiverdi:))Üzerinden uzun bir süre geçti.Anneme aynı soruyu yine yönelttim.Olmaz olur mu?kızım dedi.Havva dedi:))Bugün sordum...Olmaz olur mu?unuttum bir düşüneyim...Düşündü düşünü...Fatma dedi.Fatma anamızın ismini koyduk sana dedi.Sen çok yaşa emi anneciğim.Benim kadar şanslı var mı?Blog ismimle beraber 6 tane ismim var.Sıradaki isimler gelsin:)))

Arasında en sevdiğim isim GÖNÜL:)

Sizin göbüşünüze yönelttiğiniz bir ad var mı?:)))

Sevgiler:)

14 Ocak 2012 Cumartesi

KİM DEMİŞ DARICADA KAR YAĞMAZ DİYE!!!

 Darıca da fazla kar yağmadığını söylüyor çevre...Bende atıştırırken fotoğraflayayım dedim.
 Tam atıştırmaya başladı,çok nadir kesilen elektiriğimiz kesildi.Dolayısıyla doğal gazda kesildi.Ablam bir çok mumu tepsinin içinde yakıp salona getirdi.Salonun kapısını da kapadık.Elektrik gelene kadar ısıyı korudu.
 Yarım saat sonra manzaramız değişti.
Bu manzaraların hepsi evimin camından çektiğim görüntüler...
Şu anda sitedeki bütün çocuklar karın tadını çıkartıyorlar.
Hatta Kamer den camıma bir kar topu geldi.

Sevgiler:)

10 Aralık 2011 Cumartesi

ORADAN BURADAN:)

PASAJIMDA 
 emek sensin'de
Bu çalışmalarımı dün yapmıştım.Bugün ekleme fırsatım oldu.
 Bu sabah gözlerimi pittoşun sesiyle açtım.Beni görünce yaptığı şımarıklıkları görmeniz lazım.Dumanın peşinden gitmek istiyor.Bugünlerde Dumana fena sardı serseri.Hiç yaşına başına bakmıyor:)))Çitten dışarı nasıl çıkılır daha kestiremiyor...Yüze bakın daha çok bebek:)
Pittoşla uğraşırken,sitenin dışından kınalı koyunlar geçit yaptılar.Bizim buradan hep geçer.Bazen kuzuları ayırıyorlar,yalnızca kuzular geçiyor.Hoplaya zıplaya o kadar şekerler ki!
Darıca sahili çok güzel oldu.Yürüme alanları genişledi.Ayakta kalmayacak kadar oturma alanları var.Bugünde yazdan kalma bir hava vardı.İnsanın ciğerlerini ısıtıyordu güneş.Lunaparkı,yazlık sineması,yaz etkinlikleri,konserler veriliyor sahilde.Yaz mevsiminde kıpır kıpır.Bugünde oldukça insan vardı.Güzel havayı gören gelmiş.Birde klip çekiyorlardı bugün.Sanatçıyı tanıyamadım ama folklor ekibide vardı.Karadeniz müziğide oldu mu değmeyin keyfime:)))

Sevgiler:)

7 Kasım 2011 Pazartesi

HAYDİ GİDİYORUZ!!!

Üzüntülü günlerden sonra bir bayram daha geldi,geçiyor bile...Hep yas tutamıyorsunuz.İnsansınız işte.Allah acı ve sevinci aynı anda yaşayan bir kalp vermiş bize...Ölenle ölünmüyor.Ölenle ölünseydi emin olun babamın peşinden giderdim.Babamdan sonra 11 sene oldu.Yeri geliyor ağlıyor,gülüyor hatta oynuyorsun bile.Pek oynamayı sevmem ama zorlada olsa oluyor bazen.Biz babamı perşembe günü ziyaret ettik.Malum İstanbul a bayramda ne girilir nede çıkılır.Bayram hazırlıkları yapıldı.Gelenekler nostalji olmasın diye uğraşıyoruz.Bayrama bir heyecan katmaya çalışıyoruz.Bayram sabahı evlisi bekarı hepimiz kahvaltıda buluşuyoruz.5 kardeşiz.Çok çocuktan yana olmamama rağmen.5 kardeş olmaktan çok memnunum.Özelliklede bayramlarda çok keyifli oluyor kalabalık aile.Ağabeyimin Ankara dan misafirleri geldiği için bu bayram kahvaltıda onlar yoktu.Bizde kahvaltıdan hemen sonra onlara gittik.Sağdaki kardeşim Ferah.Benim küçüğüm.Moda tasarımcısıdır kendisi.Çok takılırız birbirimize...Soldaki de aynı evde yaşadığım ablam Emine...İnanılmaz düşkündür bize.Bir ablam daha var ama resmini bloga koymama izin vermiyor.En boylumuzdur.Hürrem gibidir.Enine boyuna:)
Buda bendeniz...Bu yeni aldığım bir kıyafet değil.Ben ayakkabı çanta çok alırım.Hatta kardeşim bile geçenlerde Fransa ya fuara gitti.Ayakkabı hastası olduğumu bilir.Ayakkabı almış bana.Bu değil ama...Topuklu ayakkabılara bayılırım.Spor kıyafetler rahat olduğu için mi ne?kendime daha çok yakıştırıyorum.Aslında bu giydiğim kıyafet de abiye değil ama ne bileyim yakıştırmadım kendime.Yakıştırmadım  ya!Pozu bile baston yutmuş gibi vermişim:))İçinde kendimi rahat hissetmedim...
 
Bu sabah kardeşim ve eşini uğurladık.Evdeyiz...Bekleriz:)))

Sevgiler:)



25 Ekim 2011 Salı

BİR ÖZÜR BORÇLUYUM:(

Sevgili blog arkadaşlarım.Üç aydır bana gelen yorumların çok azaldığını hissettim.Ama bloglar kapandı açıldı,seçimler,ramazan,tatil,gündem,yaşanan terör şimdi de Van daki yaşanan deprem.Açıkçası insanlarda yorum yazacak hal mi?kaldı diyordum.PEMBE PATİ 'yi açtım.İnsanların aklı karıştı vs diyordum.Bende Ordu daydım.Bende yorum yazamadım.Bu durumda sizinde yazmadığınızı düşündüm.Birde benim kumanda paneli değişti.Uzun süre alışamadım.Gel git derken.PEMBE PATİ de tanıdığım  okuyan arkadaşım beni uyardı.Yorum yazıyorum,yayınlanmıyor...Acaba bir sorun mu var?dedi.Baktım bir aksilik görmedim.Arkadaşıma deneme yorumları yaptırttım.Yorumları mailime düşmedi.Bende yorumları mailimden idare ediyorum.Bugün yorum denetlemeye girdim ki!üç aylık yorum yorum denetlemede beni bekliyor.Hepsini tek tek okudum.Tabiki o kadar yoruma cevap veremedim:(İlginç olan bir iki arkadaşın yorumu mailime düşüyor.Bu durumdan dolayı çok özür dilerim arkadaşlar.Yorumlarınız yayınlandı.Yazdığınız güzel yorumlar için hepinize teşekkür ederim.Okuyan arkadaşıma ise tekrar tekrar teşekkürler...

Sevgiler....

16 Temmuz 2011 Cumartesi

ORDUDAN MERHABA!!!


Eveeeeeet!yolculuk başladı...Uzun bir yolculuk...Zaman 12 Temmuz...Arka koltuk kaplandı...Şanslı'nın tüyleri yapışmasın diye...Gerçi Şanslı'yı arabada salmıyorum.O hataya bir kere düştüm.Arabaların seslerinden acayip korkuyor...Taşıma kutusunun içinde kalmayı tercih ediyor kendileri...Ben çocuklu olduğum için oğlumla beraber arkada yolculuk yapıyoruz:))
İşte burada!Arabada klimayıda çalıştırıca,rahat yolculuk yapıyoruz.Hiç bir zaman beni üzmediği gibi,yolculukta da üzmedi kuzum...Arasıra beni arıyor gözü...Bana bakıp bir mırk etmesi ona da yetiyor bana da...

Şanslı'nın kum sepetini çöp poşetiyle kaplayıp ayağımın altına yerleştirdim.Bu yalnızca uzun yolculun verdiği can sıkıntısından çekilmiş bir resim.Düşman ayağa bakarmış ama sorun değil düşman olarak kendimi seçmişim sanırım...İyi bir dost iyi bir düşmansın tatlım:))
Osmancık Ulusoy tesislerinde mola...Biz çayımızı yudumlarken Şanslı dolaşıp bol bol ot yedi.Yolculukta tek şikayetim.Şöyle oturup da bir şeyler yiyeceğin yer yok.Varda temizi yok...Çayı bile zor yudumladım...İllaki termosuma çay doldurup tamı çıkayım yola?:(Hadi çayı doldurduk.WC ne olacak?Ulusoy un adına güvenip mola veriyoruz...Berbat ya!Bedava değil ya!Temizleyin işte...Gerçi insanlarada geçmiyor...Su bol.Çekin şu sifonu.İnsan kendi pisliğini başkasına temizletir mi?İnsan utanır ar eder.Ulusoy WC yi işletmek için başkasına vermiş ama olsun.Kontrol et...WC lerin kirlendiği gibi adında kirleniyor haberin olsun.Dönüşte birde Varan tesislerine uğrayacağım.Oda olmazsa başka arayışlar içine gireceğim.
Dile bak...Senin bu kadar dilin varmıydı?
Yorulduk...Yattık çimenlerin üzerine...Şanslı Ulusoy tesislerinden memnun kaldı... 
Türkiye'nin en uzun tüneli.Nefise Akçelik tüneli.Ordu'da 3 bin 800 metre uzunluğu olan bir tünel.Bu tünelden ilk geçtiğimde heyecanlanmış ve boğulmuştum.Artık alıştım...Bu tünelin yapılması çok iyi oldu.42 kilometrelik yolu 15 kilometreye düşürerek bizim anamıza daha çabuk ulaşmamızı sağlıyor.Düşünenden,yapandan,işçisinden bütün emekçilerden Allah razı olsun.Tünele girerken radyonuzu açın uyarısı yapılıyor.Radyodan gereken bilgiler size aktarılıyor.Tünelde yolculuk yapmak istiyorsanız buyrun
Eveeet eve geldik.Anneyle kucaklaştık.Annem hemen Şanslı'yı sal dedi.Biraz endişeli olarak saldım.Tanıdı hemen akıllı oğlum.Şanslı'yı tek saldığım yer.Yoldan araba geçince sesinden korkarak kendini bu yeşilliklerin arasına attı.Ne güzel çıkmış ama:)
Bu ahududuyu ve
babamın diktiği üzümleri görünce bütün yorgunluğumuz geçti gitti:)
Ordu'dan yazmaya devam...


ORDU'dan Sevgiler:)

10 Temmuz 2011 Pazar

ALIN GÖTÜRÜN BENİ UZAKLARA AMA BU KADAR UZAĞA DEĞİL:(


Eveeeeeeeet!Ordu'ya gitme zamanı geldi.Çok erteledim.Bütün aile beni bekledi...Onlarada bu kadar işkence olmaz diyerek,haydi gidelim dedim.Bu ne zırvalıyor kedi kendine diyenler olacaktır aranızda mutlaka.Ben yalnızca şimdi zırvalamıyorum ki!bir sendir zırvalıyorum.Bu sene Ordu'ya hiç gidesim yok.2 3 ay kalma meselesi beni sıkıyor...Biri beni kolumdan çeke çeke götürüyor...Sırtımada bir yumruk atıyor...Bu gün ablamlara dedim ki!ölecekmiyim ne?bu ne iştahsızlık:(O zaman niye gidiyorsun?gidiyorum işte:(Uzun bir yol...Kazası,belası var...Salı sabahı,yaş günümde çıkıyoruz yola...Her zamanki gibi Şanslıda benimle beraber...Allah Ordu ya gitmeyi kısmet ederse,yazmaya devam...Hakkınızı helal edin.Benden helal olsun...Ordu'dan merhaba demek ümidiyle...

Sevgiyle kalın:)

25 Haziran 2011 Cumartesi

BEŞ TAŞ!!!

Her sahile gittiğimde gözlerim taşlara ilişir.Güzel taşlar arar gözüm.Bir öncekinden daha güzelini.Bulduğum an diğerlerini terk ederim.Bu gördüğünüz Altınoluk'tan topladığım taşlar.Daha güzelini görmedi gözlerim.O kadar taşı bir arada görünce,bunlarla ne güzel beş taş oynanır der,toplar içlerinden en beğendiklerimi ayırırım.Beş taş oynarmıyım?Hayır....



Sevgiler:)

19 Nisan 2011 Salı

EBRU ŞALLI İLE PİLATES:)

Oooooooooh en çok blogumda rahat ediyorum:))))Uzat ayakları blogunun sayfasına:))))Süper:))

Çok hareketsiz bir kış geçirdim.Yürüyüş yapıyordum.Yağmur,çamur,çorak derken,onuda ihmal ettim.Bu arada kilom 58 derken 59 oldu.Nuray,uzun zamandır bana Ebruyla pilatesten bahsediyordu.Nuray kim?Ağabeyimin eşi:)Pilates hayatına girdi gireli neler geliştiğini anlatıyordu bana.Nurayyın anlattıklarını anlatmayacağım size.Pilates yapalı 15 gün oldu.Ebru'nun dediğine göre en iyi anlamak ve alışmak için 1 ay sürekli yapmak gerekiyormuş.Daha şimdiden kaslarımın açıldığını görüyorum.Tabi yediklerimede dikkat ediyorum.Birkere çok sağlıklı besleniyorum.Kızartma,hamurişi,tatlı gibi yiyeceklerden uzağım.Hı birde ekmek:(Hiç mi yemiyorum?tabiki yiyorum ama sürekli değil.En sevmediğim şey...Gittiğim yerde rejim yapıyorum diye tabağı asla geri çevirmem.Sevmem bu davranışı.Rejim yapacaksan evde yap değil mi?ama...Duyrulur::))))Özel bir rejimde yapmıyorum aslında.Güzel bir sabah kahvaltısıyla bir dilim ekmek.Daha sonrasında ekmek yok:(Çok güzel olmuş.Bir tabak daha alabilirmiyim?de yok:(Kalktığımda ya bir bardak süt,yada iki incir,kayısı yiyorum.Aç karnına pilatese başlamamak adına.Pilates bittikten sonra güzel bir kahvaltı.Arada bir kase yoğurt.Kahvaltıyı geç yaptığım için 15:00 gibi öğle yemeği bol salatalı tek çeşit yemek.Arada yine yoğurt.Ev yapımı süper oluyor...Mımmm kaymak gibi.Akşam için bir tabağın içine biraz kuru üzüm,incir,kayısı,badem,salatalık.İstediğiniz kadar çay içebilirsiniz:))Biraz ara, güzel bir meyve tabağı:))Yediklerime hep dikkat ediyordum ama burada keramet pilateste bana göre.Pilates yapalı beri 2 kilo verdim:)))57 kiloyum...56 benim istediğim kilo.............Hemde şuanda pilates topum ve bantım yok.Birde olsa ne olacak kimbilir.Onlarıda biran önce temin edeceğim.Ebru Şallı ile pilates TV 8 de,sabah 10:00 da.Pilates mazemelerini buradan temin edebilirsiniz.Her yerde bulunmuyor.Yine siz araştırın.

Sevgiyle kalın:)

14 Aralık 2010 Salı

YOKLAMA!!!

İlk okula köy yerinde başlamıştım.Çevremdeki herkes okullu olduğu için bende illaki okula gideceğim diye çok ağlayınca;daha 6 yaşını doldurmadan okula başladım.Ağabeyimle aramda 6,ablalarımla teki 5 tekide 4 yaş fark olduğu için onlar okulda epeyce bir tecrübe kazanmışlardı.Evde Sabri öğretmenden bahsediyorlardı arasıra.Kafatası avcısı olduğunu duyuyordum onlardan::))Her sınıfa ayrı bir öğretmen bakıyordu.Birinci sınıfları Sabri Sönmez adlı öğretmen okutuyordu.O öğretmenle ilgili aklımda kalan çocukların kafalarını ısırmaları oldu.Sevdiğinin kafasını ısırır,kızdığının kafasını ısırır.Yaşımın küçük olmasından dolayı okula başlamam,okullar açıldıktan sora karara bağlandı.Bende haliyle okula gittiğimde bazı şeyleri diğer çocuklar öğrenmişti.Gittim bir sıraya oturdum.Sabri öğretmen geldi.Herkes ayağa kalktı bende kalktım.Oturun dedi oturduk.Sabri öğretmen öğrencilerin ismini okumaya başladı.Kimin ismini okursa ayağa kalkıyor numarasını söylüyor.Ben yeni geldiğim için benimkini en son okudu.Numaram bana söylenmemişti.Ben ne yapacaktım şimdi.Ya kafamı ısırırsa:(Neyse adımı okudu ayağa kalktım.Onu korkutmak için ben babamın kızıyım dedim::))Amacı benimle eğlenmekmiş meğer ne bileyim.Gülmemek için kendini zor tuttu.O zamanlar öğretmenler daha bir ciddiydi.Ama bana hiç biri ciddi kalamıyordu.Çok güldürüyordum onları.Yaşım çok küçük olduğu için bazı disiplin kurallarını çok çabuk idrak edemiyordum.Küçücük kırmızı bir çantam vardı.Bavul tarzında.Elime alır yola çıkardım.Biraz ilerleyince her hangi bir öğretmene rastlardım.Çantamı elimden alırlardı.Ya elimi tutar yada beni kucaklarına alırlar o şekilde okula giderdim.Okula gidince ise 2. sınıfın öğretmeni beni içeri alır sobanın başına oturturdu.Sabri öğretmenim şimdi sizlere ömür.Nur içinde yatsın inşallah.Benim üzerimde emekleri çok olmuştu.Hı Sabri öğretmenim kafamı ısırdı mı?Tabiki::))Korkacak kadar değilmiş::))
Numaram ise 253 tü.
Siz numaranızı hatırlıyormusunuz?Hatırlıyorsanız paylaşın lütfen:)


Sevgiyle kalın:)

18 Aralık 2009 Cuma

MERHABALAR!!!!



Arkadaşlar merhabalar!hayırlı sabahlar,hayırlı cumalar olsun inşallah.Sizleri merakta bıraktığım için kusura bakmayın.Biraz ara diye yazdığım yazıyı yazarken kendimi çok kötü hissetmiştim.Ruhsal açıdan değil çok şükür iki tane ablam var,buna izin bile vermezler.Bir boyun tutukluğu yaşadım ve çok acı verdi bana,kulaklarıma varana kadar sızladı nedense.Küçük ablama evde herbalist diye takılırız.Onun sayesinde tam geçmemiş olsada kendimi iyi hissediyorum.Ne mi yaptı?hemen söyliyeyim.Zeytin yağı ile ovup,üzerine havlu koyuyor çok iyi geliyor .Birazda boyun egzersileri yaptırdı bana, çok şükür.Yanlız ovmayı abartmayın Alah korusun sakat bırakır insanı.Merakta kalan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.İnsanın böyle güzel dostları olması ne güzel bir şey!sizi seviyorum.
Resim alıntıdır.
Sevgiyle kalın.

16 Aralık 2009 Çarşamba

BİRAZ ARA!!!!!

Arkadaşlar kendimi iyi hissetmiyorum!biraz ara.
Sevgiyle kalın...